‘Vatandaşın mağdur edilmeyeceği imar planları olmalı’
Ferahevler Mahallesi Muhtarı Turan D. Öztürk; Tüm
mahallemizi kapsayan genel bir sorun yaşıyoruz. İlçe
belediyemizin birçok hizmeti mahallemize ulaşıyor. Son
zamanlarda yaşadığımız sorun dışında çok fazla bir
sorunumuz yok. Bu sorunumuzda mahallemizin yerleşimin
yoğun olduğu bir bölgesinde uygulanacak imar kanunun 18.
maddesidir. İlçe belediyemiz yerleşimin çok yoğun olduğu
338 Ada dediğimiz ve 3 başlayıp 30 ile giden parselde bu
maddeyi uygulama kararı aldı. Alınan encümen kararı şu an
uygulamaya konulmak üzere askıda bekliyor. Plan gereği her
bölgede müstakil oluşturulamadığından yaşanan
sıkıntılarımız var. Tapusu olan birçok insanımız
parselleri imar için yetersiz kaldığından birleşmek
zorunda kaldı. Tapusuz olanlar başkasının tapulu
arazisinde uzun yıllardan beri vergisi ödeyerekberi
oturuyor. Mahallelimiz şimdi ise ilçe belediyemizin aldığı
bu karara itiraz etti. Burada en çok mağdur olacak olanlar
tapusu olmayan vatandaşlarımız olacak. Bir de tapusu olan
fakat kendisine müstakil tapu almak için parseli yetersiz
olduğundan birçok kişiyle birleşip ev yapmak zorunda olan
vatandaşlarımız olacak.
Mahalleli tedirgin ve kaygılı
Bundan kaynaklı yaşanan tedirginlikler var. Mahalleli
kendi arasında birleşip bu konuda hukuki haklarını
kullanma yoluna başvurdu. Belediyemiz imar planını
uygulamak zorunda bu konuda kendilerini anlıyoruz. Ama
burada evi arsası olan ve mağdur olacak vatandaşın durumu
ne olacak? Plan eğer yerleşimin yoğun olmadığı bir bölgede
olsa idi çok daha rahat uygulanabilirdi. Ancak burada
yıllardır tüm birikimini bir araya getirip kendine bir ev
yapmış insanların mağduriyeti ne olacak? Bu soru soruluyor
ve tedirginlik ve kaygılar bu sorunun yanıt bulamamasından
kaynaklanıyor. Buraya dışardan gelip tapu sahibi olanlar
var. Bu kişiler için burada yapılacak bir uygulamanın çok
fazla bir önemi yok. Ancak evini barkını burada kurmuş
yıllardır burada yaşamış olan vatandaşlarımız maalesef
yerlerini terk etmek istemiyorlar. Belediyemiz her ne
kadar vatandaşlarımızın mağdur edilmeyeceğini söylese de
mağdur edilmeyeceği imkansız. Belediyemizden burada
kimsenin mağdur olmasına yol açacak uygulamaya
gidilmemesini istiyoruz. Belediyemizin bu tedirginlikleri
ve kaygıları ortadan kaldırması daha sonra planları
uygulamaya koyması burada yaşayan vatandaşlarımız için
daha iyi olacaktır.
‘Başımıza çorap örmeyin’
Ahmet Turan Kaya: Sarıyer Belediyesi bir yerlerden de
destek alarak bir takım insanlara rant sağlamaya
çalışıyor. Şuan durduğumuz bu yerde sitelerden gelen biri
6. parselde arsam var diyor. Bu kişiler çevrede villa
yapan şirketlerin adamı. Burada 50 metre, 100 metre yerler
sattılar. Bu yerleri alan kişiler burada bina yapamayız
gerekçesiyle bizlere İzale-i Şuu davası açaçaklar. Bunun
üzerine arazilerimizi satın alacaklar. Bizlerin
oturduğumuz yerlerden başka bir yer satın alabilecek
gücümüz yok. Evlerimizi bırakırsak nereye gideceğiz?
İşlerimiz burada. Bizleri alıp şehrin dışında bir yerlere
mi gönderecekler? Bunu kabul etmeyiz. Başımıza çorap
örülüyor. Bize kimse hiçbir şey söylemeden hayatımızla
oynuyor. Evlerimizin bulunduğu yerleri park alanı olarak
göstermişler planda. Neden MAXİ’nin olduğu yere yapılmıyor
da burada yapılıyor. 500 metrelik yeri iptal ediyorlar
Taşocağı olarak gösteriyorlar. Arsa ölçülerini neden
düşürüyorlar? Bizim arsalarımıza neden şirketlerin
adamları ortak oluyor? Bunu anlamak istiyoruz. Bizim
bulunduğumuz yer Filistin yolun diğer tarafı İsrail.
Bizleri de buradan kovup buraya villalar yapacaklar. Ama
bizler tüm hukuki haklarımızdan yararlanacağız. Bu bir
tezgah. Ok yaydan çıktı ama haklarımızı savunmaya
çalışacağız.
Hüseyin Vural: Buradaki insanları yerinden yurdundan etmek
istiyorlar. 1970 yılından beri burada oturuyorum. 5 katlı
evim var. Mahalleliyle birlikte ne gerekiyorsa yapmaya
çalışacağız. Tüm hukuki haklarımızı koruyacağız.
Hüseyin Bilican: Benim 680 metre karelik tapum var. Yeni
imar planında tapumu üçe bölmüşler. 680 metre kareden 110
metre vermişler bana. Burada herkesin arsalarını
parçaladılar. Her arsa sahibini bilmediğimiz kişilere
sattılar. Bu kişiler yarın bize dava açarsa yerlerimizi
elimizden alacak diye kaygılıyız.
İhsan Erbil: İmar Yasasının 18. kanunu uygulamaya
çalışıyorlar. Bu kanunun boş arazilerde uygulanması ve
insanların mağdur edilmesi gerekir. Yoğun bir yapılaşma
alanı olan bölgemizde bu kanunun uygulanmak istemesi
yasalara aykırıdır. Belediye donatı alanları yapacağım
gerekçesiyle yerlerimizi parçaladı. Evlerimizin bulunduğu
alanları araziye çevirdikten sonra zenginlere peşkeş
çekecek. Bu zenginler dünyanın zenginleri. İsrallisi,
Amerikalısı’nın gelip oturacağı yerler oluşturulmaya
çalışıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer
Belediyesi bu insanlara hizmet ediyor. Bizlerin 50 yıldır
burada oturmuş olması onları hiç ilgilendirmiyor.
Bulgaristan, Yunanistan sınırlarına yakın yerlerde
yaptıkları evlere bizleri göndermeye çalışıyorlar. Bunu
yapacaklarına Yunanistan’a göndersinler. Bizi
kandırmasınlar. Bizler bu ülkenin vatandaşlarıyız.
Atalarımızın, dedelerimizin kanı var bu topraklarda. Her
türlü vatandaşlık görevimizi yerine getirdik. Şimdi
bizlere hizmet etmek için seçtiğimiz insanlar başımıza
çorap örmesin. Kurtuluş savaşında alamadıkları yerleri
şimdi para gücüyle almaya çalışıyorlar. Plan yapılırken
bizler unutulmamalıyız, Avrupa insan hakları mahkemesine
kadar gidecek, sonuna kadar hakkımızı savunacağız.
Kaynak:Fidan
Uğur
Kent Yaşam
Kaybeden halk olacaktır!
Konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Sarıyer
Belediyesi’nin CHP’li meclis
üyelerinden
Adnan Ayber şunları söyledi: “Bölgemizde yaşadığımız sorun
belediyenin yapmış olduğu 18. Madde uygulaması dediğimiz
imar çalışması sorunudur. Tabi ki imar planı yapmak
belediyelerin en doğal görevleridir. İnsanların imarı
tamamlanmış yerlerde yaşaması en doğal olanıdır. Ancak 18.
madde uygulamaları esas itibariyle boş bir alanda
yapılırsa doğrudur. Yani bir boş alanda yaparsanız orada
daha önce yüzlerce insandan oluşan ortaklık paylarını
ikiye üçe indirirseniz insanlar arasındaki ihtilafı daha
aza indirgemiş olursunuz. O zaman plan yapmak çok daha
kolay olur. Yerleşik bir alanda 18. maddeyi uygulamaya
koyarsanız bunun sonucu kavgalı, mahkemelik, komşunun
komşuya düşmanlığı, birbirine dava açması gibi olaylarla
insanları karşı karşıya bırakırsınız. 18. maddenin
uygulanmasıyla İzale-i Şuu davasıyla uğraşmak zorunda
kalacak bu insanlar. Bölge büyük oranda yapılaşmış.
Aralarda arsalar vardır. 18. madde uygulanmaya koyulduğu
zaman buradaki arsa sahiplerinin daha sonra yapı yapma
şansı ortadan kalkar. Doğal olarak burada arsa sahibi
olanların arsaları ya birileri tarafından çöplük olarak
kullanılacak veya arsa sahibi komşusunu mahkemeye
verecektir, binasını yıktıracaktır. Arsasında bina
yapacaktır. 18. maddenin uygulanacağı ile ilgili imar
planı askıya çıktı. İnsanlar haberdar edildi. Evleri veya
arsaları yeşil alanda kalanlar var, park alanında kalanlar
var. Bir plan yapılırken park, yeşil alanlar elbette
olmalı bunlar doğal şeyler. Belirlenen yeni donatı
alanlarında birilerinin evleri var. İnsanların bütün
ömürleri boyunca tüm birikimlerini yatırdığı evini
yıkarsanız bu insanları mağdur edersiniz. 18.maddenin
uygulanacağı alanda öngörünümde olduğundan imar ıslah
planları yapmak yasalarca engellenmiştir. bu konuda
yapılması gereken hükümete düşüyor.
Boğaziçi İmar Yasası değişmeliydi
AKP hükümeti göreve geldiğinde Anayasayı değiştirecek
çoğunluğa sahipti. İsteseydi Boğaziçi yasasını değiştirip
insanların sıkıntılarının önüne geçebilirlerdi. İnsanlara
geldiklerinde sıkıntılarını imar ve tapu sorunlarını
çözecekleri sözlerini vermiş olsalar da bu sözlerinin
hiçbirini yerine getirmediler. Bölgemizde uygulanacak 18.
madde kesinlikle insanlarımızı ve ailelerini sıkıntıya
sokacaktır. Boğazın iki yakasının karşıda Beykoz-Paşabahçe
tarafı ile bu taraftaki yerler depreme dayanıklı olan
bölgeler olarak tespit edildi. Kıyıdan villaların kuzeye
doğru kayışının sebebi de budur. Boğazın iki yakası
gecekondudan temizlenecek ve villalara ayrılacak. Yapılan
18. madde uygulaması mahkemeye verilirse durdurulabilir.
Medeni Kanunu’nun Miras Hukuku’na göre aykırılığı
mevcuttur. Miras hukukuna göre bir baba öldüğü zaman
çoçukları nasıl eşit haklara sahipse bir tarlada yapılan
18. madde uygulanmasında da oradaki hissedarların hepsi
eşit haklara sahiptir. Şimdi ki uygulamaya göre gelir
dağılımındaki eşitsizlik var. Birine 15.50 diğerine
6.50’lik imar oranı verilmiş. Bu yüzden 18. madde
uygulamasının iptal durumu her zaman vardır.
EVLER BİR ÇIRPIDA
YIKILACAK
Bu planların masa başında yapılmaması gerekir. 18.
maddenin uygulanacağı alanın aşağısında SEBA İnşaat’a ait
villalar yapılmakta. Amerikan Başkonsoloslu’ğunun
karşısında. Bu villaların her birinin değeri milyon
dolarlarla ifade ediliyor. SEBA İnşaat’ın avukatlığını ve
aracılık yapan birtakım kişiler şuan arsa topluyorlar. Bu
kişiler 18 uygulamasında kalan her parsele 50’er, 100’er
metre karelik arsalarla ortak edildi. Belediye’nin
yaptığı 18. madde uygulamasında oluşturulan yeni
parsellerin her birine Nail Şen, Ahsen Kayacı ve Mehmet
Koçolu ortak yapıldı. Bu kişilerin bir süre sonra ortak
edilen kişilere İzale-i Şuu davası açma ihtimali çok
yüksek. Çünkü aynı adada 31 ve 32. parsellerde daha önce
yapılan 18. madde uygulamasıyla oluşturulan yeni
parsellerde oturan vatandaşlar mahkemeye verildi ve
davaları halen sürüyor. Yeni planla bölgemizde de aynı
sorunun yaşanacağını düşünüyoruz. Bununla birlikte
uygulanacak planda vatandaşların tümünün arsasından ortak
katılım payı plana dahil edilirse bu sorunların
yaşanmayacağını düşünüyoruz. Planlarda yüzde 40’a kadar
bir pay kesilebilir. Buna katılım payı denir. Yani 500
metre kare arsanızın yüzde 40’ı 200 metre kare yapar. 200
metrenizi hiçbir bedel ödemeden kesebilirler. Bu pay
herkesten kesilir. Bir sabah uyanıldığında bir de
bakarsınız ki arsanıza birileri ortak edilmiş. Bunu
ayarlayan da planı yapanlardır. Ortaklık ancak taraflardan
birinin kendine düşen payı satmasıyla sona erer.
Buradaki vatandaşların kendilerine ortak olan
kişilerden burayı satan alacak güçleri olmadığı için kendi
yerini satmak zorunda kalması gibi durumlar oluşacak ve
vatandaşlar evlerini kaybedeceklerdir. Bizler hiç kimsenin
gelip arsalarımıza ortak olmasını istemiyoruz. Birilerini
bizlere ortak edeceğinize boş yerleri verin.
Spor alanı Petrol Ofisi’ne tahsis edildi
BORUSAN’ın yanındaki yeşil alanı BORUSAN’a tahsis ettiler.
Bu yer iki ay önceki meclis oturumunda AKP’li belediyenin
katılımıyla yeşil alandan çıkartıldı. Madem parka, ihtiyaç
vardı neden yeşil alan olarak görülen yeri verdiler.
Aşağıda Armatörler Evi’nin altında Petrol Ofisi’nin yeri
vardı. Aynı yerde İl Spor Müdürlüğü’nün de yeri vardı. Bu
ay ki meclis oturumunda bölgede spor alanına ihtiyaç
yoktur gerekçesiyle spor alanı olarak kullanılan alan
Petrol Ofisi’ne verildi. Madem ki Sarıyer’in spor alanına
ihtiyacı var neden böyle bir karar verildi? garibanın
tabulu evini, gecekondusunu yeşil alana dönüştürüyorlar.
Buradaki tersliğin görülmesini istiyoruz.